29 Nisan 2026 tarihinde yayınlanan bir araştırma, dünya genelindeki ölümcül heyelanların nedenlerini inceleyerek önemli bulgular sunuyor. Ankara Üniversitesi Ayaş Meslek Yüksekokulu Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Coğrafi Bilgi Sistemleri Programı Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Seçkin Fidan’ın liderliğinde gerçekleştirilen iki yıllık çalışma, 46 ülkedeki heyelanları, 60 yıllık arazi kullanımı değişikliği ve 45 yıllık nüfus verileri ile birlikte analiz etti. Araştırma sonuçları, saygın bilim dergilerinden Science Advances’ta yayımlandı.
Araştırmanın bulguları, heyelanlardan kaynaklanan can kayıplarının, doğal unsurlardan ziyade arazi kullanımı ve ekonomik gelişim düzeyine bağlı olduğunu ortaya koydu. Ormansızlaşma, tarım arazilerinin genişletilmesi ve plansız kentleşme gibi insan müdahaleleri, yamaçların doğal dengesini bozarak bu kayıpları artırıyor. Düşük gelirli ülkelerde dağlık alanların yaklaşık yüzde 50’sinin insan etkisine maruz kaldığı, yüksek gelirli ülkelerde ise bu oranının sadece yüzde 7 civarında olduğu gözlemlendi. Arazi dönüşümünün yoğun olduğu ülkelerde heyelan kaynaklı ölümlerin belirgin bir şekilde arttığı vurgulandı.
Haiti, Sri Lanka ve El Salvador gibi ülkelerde yoğun arazi kullanımı değişimi ile yüksek can kayıpları arasında güçlü bir ilişki bulundu. Öte yandan, İsviçre, Japonya, Avusturya ve Güney Kore gibi benzer topoğrafyaya sahip ülkelerde etkin arazi planlaması sayesinde can kayıplarının düşük seviyelerde tutulduğu belirlendi. Dr. Öğr. Üyesi Seçkin Fidan, çalışmanın başlangıcının Türkiye’deki ölümcül heyelanlara yönelik bir veri tabanı oluşturma ihtiyacından kaynaklandığını, ardından küresel ölçekte ölümcül heyelanları ele aldıklarını belirtti.
Çalışma, mevcut veri setlerinin topografya, iklim ve insan etkisini bir arada değerlendirmediğini tespit etti ve bu eksikliğe yönelik bir model geliştirdi. Heyelanların yaklaşık yüzde 80 ila 85’inin dağlık bölgelerde meydana geldiğini açıklayan Fidan, en az 5 ölümcül heyelan kaydı bulunan ülkelerin dağlık alanlarını incelediklerini ifade etti. Elde edilen veriler, arazi örtüsü değişikliği ile ölümcül heyelanlar arasında güçlü bir bağlantı ortaya koydu. Fidan, “İnsan etkisi belirleyici bir faktör. Arazi kullanımındaki değişim oranı arttıkça hem heyelan sayısı hem de can kayıpları artıyor. Ölümcül heyelanlar, yalnızca yağış ya da eğim gibi doğal etkenlerle açıklanamaz.” şeklinde konuştu.
Düşük ve orta gelirli ülkelerde arazi kullanımı değişiminin, doğal etkenlerden daha fazla etki yarattığını belirten Fidan, benzer doğal koşullar altında insan müdahalesinin farklı sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. İsviçre ile Fransa arasında yapılan bir karşılaştırmada, İsviçre’deki arazi örtüsü değişiminin daha fazla olması nedeniyle ölümcül heyelan ve can kaybı oranlarının Fransa’dan yüksek olduğunu ifade etti.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tolga Görüm, belirli eğim koşullarında meydana gelen ölümcül heyelanların hem doğal hem de insan kaynaklı faktörlerle tetiklendiğini açıkladı. Görüm, “Deprem, volkanik faaliyetler gibi sismik olaylar, aşırı yağış ve ani kar erimeleri doğal tetikleyicilerdir. Aynı zamanda yol açma, maden faaliyetleri ve altyapı kazıları gibi insan müdahaleleri de heyelanları tetikleyebilir.” şeklinde konuştu. Ölümcül heyelanların, yerleşim alanlarıyla çakıştığı durumlarda ciddi can kayıplarına yol açtığını belirten Görüm, bu konunun ciddiyetine dikkat çekti.