ABD’de bir grup Demokrat milletvekili, Donald Trump dönemine yönelik tarihi bir çağrıda bulunarak, İsrail’in uzun süre gizli tutulan nükleer silah programının tanınmasını talep etti. Bu talep, Washington’ın yıllardır süregelen “stratejik sessizlik” politikasını sorgulamaya açtı. Teksas Milletvekili Joaquin Castro’nun öncülüğünde 24’ten fazla Kongre üyesi, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya yazdıkları mektupta, bölgedeki İran savaşı ve artan askeri gerilimler ışığında, İsrail’in nükleer kapasitesi üzerindeki sessizliğin “savunulamaz” hale geldiğini ifade ettiler.
İsrail, 1950’lerin sonlarından itibaren gizlice geliştirdiği nükleer silah programını asla resmi olarak doğrulamadı veya yalanlamadı. Bu “nükleer belirsizlik” politikası, 1969’da dönemin ABD Başkanı Richard Nixon ile İsrail Başbakanı Golda Meir arasında yapılan gayriresmi bir anlaşmayla ABD tarafından da desteklenmişti. Washington Post’un haberine göre, söz konusu mektup, yarım asırdan fazla süren iki partili bir normdan önemli bir değişimi simgeliyor. Milletvekilleri, ABD’nin bir yandan İran, Suudi Arabistan ve BAE’nin nükleer programlarını sınırlamaya çalışırken, diğer yandan komşusu İsrail’in nükleer silahlarını görmezden gelmesinin, ABD’nin küresel itibarını zedelediğini savunuyor.
Mektupta, “Bölgedeki çatışmanın merkezindeki bir tarafın nükleer kapasitesi hakkında resmi sessizliğimizi koruyarak, Orta Doğu için tutarlı bir nükleer silahsızlanma politikası geliştiremeyiz.” ifadeleri yer aldı. İlginç bir detay olarak, mektuptaki endişelerin Trump yönetimi içindeki bazı üst düzey yetkililer tarafından da paylaşıldığı belirtiliyor. Gizli istihbarat değerlendirmelerine göre, İsrail’in nükleer silah kullanma “kırmızı çizgileri”nin Washington tarafından düşünülenden daha düşük olabileceği öne sürülüyor. Özellikle İsrail’in hava savunma sistemlerinin yoğun bir füze saldırısına maruz kalması durumunda nükleer bir yanıt verilip verilmeyeceği, Washington kulislerinde sıkça tartışılan bir konu haline gelmiş durumda.
Bu gelişme, Demokrat Parti içinde İsrail’e yönelik artan hayal kırıklığının en belirgin göstergesi olarak değerlendiriliyor. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki sivil ölümler ile İsrail’in Washington’daki yoğun lobi faaliyetleri, partinin tabanında ve Kongre’de ciddi bir tutum değişikliğine yol açtı. Son anketler, Demokratların yüzde 80’inin İsrail’e olumsuz bakış açısına sahip olduğunu gösteriyor. Mektupta yanıtı beklenen bazı kritik sorular ise şöyle sıralandı: İsrail’in nükleer zenginleştirme kapasitesi ne düzeyde? Fizyon malzemeleri nerede üretiliyor? İsrail, nükleer silah kullanımına dair “kırmızı çizgilerini” ABD’ye bildirdi mi?